22 Ekim 2013 Salı

BABANNEM İÇİN..




İlk kez onda gördüm 
ölümün soğuk dedikleri ama öldüğünde hala sımsıcak olan yüzünü..

Ne kadar bilirsen bil,
beklersen bekle kabullenemiyor insan.
Bazı şeyleri bilsen bile ani oluyor ölüm.
Alışamıyorsun kolay kolay.

Önce rüyalarınıza giriyor
'Alın beni' diye yalvarıyor size..
Sonra duyduğunuz her ambulans sireni hoplatıyor yüreğinizi.
Sızlıyorsunuz iliklerinize kadar..
Dudaklarınızı ısırıp yutkunuyorsunuz derinden
Gözlerinize dolan yaşları iteliyorsunuz gerisin geriye..
..ve 'Babannem' diyorsunuz içli bir fısıltı halinde.

Hani o son gelen ambulanstaki hemşire demişti ya
"başınız sağ olsun" diye..
İnanamıyor işte insan,
Ne kadar beklersen bekle
Ani geliyor ölüm.
Ve içinizden bir canı alıp gidiyor.
İNNA LİLLAHİ VE İNNA İLEYHİ RACİUN

Aylarca belkide yıllarca 'Babanneme gitmek ' oluyor dedeme gitmenin adı..
Dedeyle her telefon konuşmasında 
'Babannem nasıl' diye sormak geliyor akla,insanın elinde olmadan.

Gördüğünüz en ufak bir iz bile onu hatırlatıyor size.

"Kız kızım koşturma üşüteceksin"..:)

Yada...

"Eke eke konuşma karşımda"
Cevap verdiğiniz anda 
Paaat !!
Bir terlik uçar ardınızdan
"O terliği geri getir"
Az yenmemiştir babanne terliği  :))

İçleniyor işte insan
Kolay mı ?
21 yılı birlikte geçiriyorsunuz..

Hani dedemin teras keyfi demiştim ya.
Babanneminde terasıydı orası
Asma yapraklarını boş bidonlara bastığı,
Komşularıyla sohbet ettiği
Duvar dibine geçipte dertli dertli gelip geçeni seyrettiği.
..ve hatıralara daldığı..

Büyük bir ihtimalle ejder ağasını yani babasını hatırladığı.
Hani anasını,babasını,kardeşlerini bırakıp da gurbete gelmişti ya.

Hani hep onları özlemle size anlatmış ve anlatırken süzülen yaşları silmişti ya elinin tersiyle.
Mekke'yi, Medine'yi  merak edip televizyondaki görüntüleriyle yetinmişti ya.
Rabbimin bahşettiği hastalığı yüzünden bir türlü o mübarek toprakları görememişti ya.

Ömrüne 
Hastalığı, gurbeti, özlemi, acıyı ve daha bir çok sıkıntıyı sığdırmıştı ya.
İşte Babannemdi o benim..
Bazen gülen bazen ağlayan
Genellikle dantel yapan
Metrelerce ördüğü dantellerden çeyizlere nevresimler yapılan.

Film izlerken sürekli konuşan
Karakterlere adapte olamadığı için "şu oğlan kimdi" gibi soruları hiç bitmeyen.
Arada "kör olmayasıcalar" diyerek artistlere kızan.
Üzüldüğünde gözyaşlarını hiç tutamayan
ve torunlarının çocuklarını göremeyen babannem..

Allah sana rahmet etsin..
Hani rüyalarıma gelip de "korkuyorum" diyordun ya.
Korkma.
Çektiğin sıkıntılar günahlarına kefaret olsun.
Mekanın cennet olsun..

                           < Amin >





18 Ekim 2013 Cuma

HEYBEMDEN ÇIKANLAR..

Sizlere daha önce bahsetmiştim bayram için ufak tefek hediyeler hazırlıyorum diye..
En güzel bayram  isimli yazımda..
Bayram telaşıydı şuydu buydu derken yaptıklarımı bir türlü paylaşamamıştım.
İşte artık zamanının geldiğini düşünüyorum ve o şirin oyuncaklarla sizleri baş başa bırakıyorum.




Annem için yaptığım anahtarlık..



Kız kardeşlerim için hazırladığım sevimli kırlentler..



Kediciklerin karnına çıtçıt diktim böylece kırlentten çıkarılıp
dekor amaçlı da kullanılabilir...


Tabi ki hediyelerim bunlarla sınırlı değildi..
Ablam için kitap ve yine her zaman yaptığım kitap kurdu ayracı..
Yeğenim Zehra için küçük bir bebek..
Babam için içinde annem ve babamın fotoğrafı olan çerçeve...vs vs

Tabi bunlar el emeği olmadığı için resmini çekmedim.
Bu arada bende bir sürü hediye aldım 
onları da bir sonraki postumda paylaşacağım inşallah..

Herkese hayırlı günler 
Selam ve Dua ile..

Not:Bu oyuncaklardan satın almak isterseniz bana ulaşabilirsiniz :)






16 Ekim 2013 Çarşamba

DEDEMİN TERAS KEYFİ....



Dedem..
1927 yılından bu yana biriktirdiği anılarını bir an olsun unutmayan,
anlatırken sanki o günü yaşıyormuşçasına  bazen hüzünlenen bazen coşan..

Yıllarca askerlik yaptığı için hatıralarla dopdolu olan...

Yüzmeyi, gezmeyi, yeni yerler keşfetmeyi,
değişik tatlar tatmayı ve yine değişik yemekler yapmayı...

Şiir yazmayı, kızmayı, hüzünlenmeyi..

Ailesini, akrabalarını, torunlarını, terasında ki üzüm asmasını,
Çiçeklerini, çiçeklerini ve hep çiçeklerini..

Ustalığı, eskiyi yenilemeyi,
Tamiri, tamiratı
Kesip biçmeyi, harç karmayı, boya yapmayı, ağaç aşılamayı
ve belki yazmayı unuttuğum daha bir çok şeyi seven.

Babamın Babası Dedem...

Belki başımızdaki en yaşlı büyük olduğu için,
Belki de  gitmesinden korktuğum için yazıyorum bu satırları..

Torunundan dedesine
Dedesinden gelecek nesillere miras olsun diye..

Torunlarının torunları unutmasın, bilsin,
Hep hatırlasın diye..

Aslında anlattığı hikayeleri yazmak isterdim.
Çocukken yaptığı haylazlıkları.
Ailesine bakabilmek için
Çocuk yaştan beri hiç durmadan nasıl çalıştığını.

Yada Babaannemle nasıl evlendiğini anlatmak isterdim size.

Bir barışık bir küs hallerini..

Ama..

Özel hayata saygı diyorum ve
Durduruyorum kalemimi saygıyla..

Onun yerine hayallerinden bahsetmek istiyorum biraz.

Geçenlerde gittim yanına
Umre hayallerinden bahsetti yine ve yeniden :)

Hayal değil ha onunkisi..

Yıllardır ara vermeden gidiyor Maşallah..

Bu yıl da gitmek için hazırlıklarını başlatmış.
Yine gözleri doldu anlatırken,
Arada sesi titredi,
Boğazı düğümlendi belli..

İnşallah bu yılda görür o güzel toprakları
Sağlığından, sıhhatinden bir şey kaybetmeden gider gelir, Hayırlısıyla..

Daha upuzun yıllar bizlerle beraber olur.
Öksüz bırakmaz sevenlerini.

Dedemin Teras Keyfi demiştim ya başlıkta.

İstanbul'un göbeğinde kaç evin terasında üzüm asması vardır acaba?





Kaç evin terası sabah akşam itinayla temizlenecek kadar kıymet görmüştür?

Güvercinlere sabah vakti yem verilir.
Aç kalan olmaz, akşama bir posta daha kalmıştır.

Çiçekler ikindi vakti sulanır.
Kış gelince seraya alınır hassas olanlar.
Güneş seven altındadır güneşin.
Yada karın..

Böceklendi mi ?
Hiç sorun değil.
Aylar önceden gidilmiştir Ziraata.
İlaç hazırdır her daim..

Komşunun gözü mü kaldı?
Küçük bir kök de ona verilir.
Aman iyi bakılmalıdır ha!
Öyle zırt pırt sulanmaz her çiçek.
Bakabilecek olana verilir.
Bakamayanlar şansına küser.


Aslında yazın yazmak vardı bu yazıyı
Rengarenk çiçeklerin fotoğraflarını çekmek bir bir.
O güzel terasta içilen çayları paylaşmak.
Yıllardır hükmünü süren salıncakta  sallanmak..

Neyse çok değil, yaza az kaldı :)
O da sözüm olsun size.
Şimdi elimdekilerle yetinme vakti.
Sonbahar çiçeklerini paylaşma vakti...


















Şimdilik bu kadar
Görüşmek üzere
Selam ve dua ile....





















10 Ekim 2013 Perşembe

KAZANAN BELLİ OLDU :)

 Öncelikle aileme beni yalnız bırakmadıkları için çok teşekkür ediyorum :)
çünkü çekilişime sadece 7 kişi katıldı ve bunların 6 sı aile içindendi :)

Çekiliş random.org da hilesiz yapılmıştır.
katılan herkese çok teşekkür ediyorum.
İşte katılımcılar.

1-REMZİYE AKPINAR
2-FATİH DEMİRKAYA
3-DİLEK KORKMAZ
4-İĞNE OYALARIM VE HOBİLERİM
5-ZEYNEP AKPINAR
6-SANEM PERKUN
7-AYŞEGÜL AKPINAR


VE İŞTE KAZANAN




1-REMZİYE AKPINAR 

TEBRİK EDİYORUM  

GÖRÜŞMEK ÜZERE..


8 Ekim 2013 Salı

ÇEKİLİŞ İÇİN SON 2 GÜN :)










Bir kişiye bu güzel kitap
şirin ayraç
ve 
tatlı bebiş hediye.

Katılmak istemez misiniz?
Katılmak isteyenler alttaki bağlantıyı tıklayabilir.








Herkese bol şanslar...

5 Ekim 2013 Cumartesi

BAYRAM ÇEKİLİŞİ...



Yapmanız gereken şey çok basit..
Blogumu takibe almanız (goole-gmail-veya yahoo hesabınızla)
 ve çekilişi kendi blogunuzda paylaşmanız yeterli..
blogu olmayanlar facebook sayfasında da paylaşabilir.


bunları yaptıktan sonra bu postun altına 
çekilişimi paylaştığınız sayfanın linkini bırakmanız yeterli.

çekiliş an itibariyle başlamış olup
10.10.2013 perşembe akşamı saat 17.00 de son bulacaktır.
herkese bol şanslar...



3 Ekim 2013 Perşembe

EN GÜZEL BAYRAM..


Önümüz bayram ve bayramda sevdiklerimizi mutlu etmek kadar güzel bir şey olmasa gerek..
Aslında bu konuyla ilgili olarak güzel bir projem var.
Fakat gizlilik bakımından bunları açığa çıkarmak istemiyorum.
Kurban bayramı için ufak sürprizler hazırlıyorum.
Kimisi el yapımı kimisi de hazır.
Sizlerde bütçenizi aşmayacak şekilde ufak hediyeler hazırlayabilirsiniz.

Kendi projelerimden bahsetmemekle birlikte küçük tüyolar verebilirim.
Aslında büyük paralara hiç gerek yok.
Elinizden örgü,nakış,boya vs. gibi el işleri geliyorsa şallar,şapkalar veya bebişler için yelekler örebilirsiniz.

Yada kitap okumaktan hoşlanan bir akrabanız veya bir arkadaşınız varsa 
ona bir kitap alıp güzelce paketleye bilirsiniz.
Ben böyle bir hediyeyi havada kapardım :)

Artık pazarlar bir hayli gelişti aradığınız her şeyi rahatça bulabiliyorsunuz.

Yeğenler,kuzenler için rengarenk tokalar,taçlar,sabun köpükleri,balonlar ve daha nicelerini uygun fiyata alabilirsiniz.

Aslında seçenek o kadar çok ki
Süslü aynalar,makyaj malzemeleri,takılar..

Aman diyeyim, makyaj malzemelerinde markadan taviz vermeyin.
Sağlık her şeyden önemlidir.

Demem o ki
Bayramlarda hediyeyi yaygınlaştıralım.

Çocuklarımız bu tatlı heyecanlarla beklesin bayramın gelişini.
Belli başlı adetlerimizi devam ettirelim, unutmasın çocuklarımız hep hatırlatalım.
Bilsinler bayramlarda tatlı ikram edildiğini
Ama öyle pastaneden alınandan değil ha!
Elimden gelmiyor deme. Aman!
Baklava olmasa da,kadayıflar serilsin tepsi tepsi..

Günler önce temizlensin evimiz.
Bayram temizliğini aşılayalım çocuklarımıza.

Mendillerin içine sıkıştırılan paralar çıksın yine gün yüzüne.

Dedeler nineler unutulmasın dünya telaşesinde.
Abdestli nefeslerinden yayılan dualara amin denilsin,
bir avuç tebessüm eşliğinde.
Gönülleri alınsın aramaya sıra getiremediğimiz can dostlarımızın.

Bırakın kapıya gelen çocuk avuçlasın şekerliği..
Bırakın da ardında bir ordu çocukla ikinci defa gelebilsin kapınıza,çekinmeden.

"Heeyy bu evde hediye veriliyor" nidaları yankılansın şeker poşetlerinin uçuştuğu sokaklarda.

Eskiden olduğu gibi olsun her şey.
"Nerede o eski bayramlar..."

Yalansız,menfaatsiz olsun sevgiler.
En çok  da ALLAH rızası için sevilsin insanlar.

Rasulullah(s.a.v)buyuruyor ki:"Hediyeleşin,çünkü hediye,dostluğu arttırır,kini,düşmanlığı giderir.
                                                                                                                 (Taberani)


Şimdiden Bayramınız mübarek olsun.
Zamanı geldiğinde kendi hediyelerimi paylaşacağım,merak etmeyin ;)

Selam ve Dua ile...

ANNEM'DEN OĞLUMA..



Hayat küçük mutluluklarda saklıdır..
Bazen ne kadar çabalarsak çabalayalım mutluluğu yakalayamayız.
Mutlu olmak için çırpındıkça mutsuzluk bataklığına çekildiğimizi hissederiz.
Oysa ne kadar boştur geçici heveslerin peşinde koşmak
ve ne kadar acıdır çırpındıkça batmak..
Mutluluk dediğimiz şey bazen dudaktan yayılan basit bir tebessümde
Bazende küçük bir not kağıdında saklıdır.
Evet yanlış duymadınız
Küçük bir not kağıdı dedim..
Dün, ilk okul birinci sınıfa başlayan oğlum için bir mektup aldım annemden.
Okurken hem çok duygulandım hemde çok mutlu oldum.
Belki size basit gelecek...
Belki de önemsiz.
Ama inanın çok azımızın aklına gelirdi böyle bir incelik.

Benim için oldukça değerli olan bu hediye 
oğlum büyüyüp de değerini kavrayana kadar
güvenli bir yerde itinayla saklanacaktır.

Mutluluğu uzaklarda aramayın.
"Hiç bir şey yok ki " diyorsanız.
Açın pencereyi
Kafanızı uzatın dışarıda oynayan çocuklara doğru.
Onların koşuşturmaları,oyunları hatta kavgaları bile
yüzünüze yayılan kocaman bir gülümseme olacaktır.

Eğer ona da  burun kıvıracak olursanız.
Ciğerlerinize dolan o kuvvetli nefes bile mutluluk sebebi değil mi?


...ve işte o özel ve güzel not....


"Enes'im
Canım benim.
Sen doğduğunda hepimiz çok mutlu olduk ve seni çok çok sevdik.
Yavaş yavaş büyümeni izledik.
Elhamdülillah büyüdün ve okul çağına geldin
Umarım çok başarılı olursun.
Ama öncelikle 
Allah'a layık kul
Resulüne layık ümmet olursun.
Dualarımız ve dileklerimiz bu yönde
Rabbim  seni ve hepimizi bütün kötülüklerden korusun.
(Amin)
Seni çooook seven Anneannen.
Not:ilk harçlığın..."


YASEMİN.....

2 Ekim 2013 Çarşamba

BEN KİMİM ?



ismim yasemin..
1983 doğumluyum ve imam hatip lisesi mezunuyum.
ev hanımıyım...
2006 yılından  beri evliyim. ;)
enes ve kerem isimli iki meleğin bu dünyadaki koruyucusuyum.
elimden her iş gelir diyenlerdenim..
her işi aynı anda yapacak kadarda aç gözlüyüm..
zaman buldukça okuyan değil,
kitap okumak için zaman ayıranlardanım..
tuhafiye de,kütüphane de birde oyuncakçıda yakalayamam kaçan zamanı..
içimde bir çocuk koşturur..
durduramam.
durdurmakta istemem zaten.
bazen bebekler alırım kendime,bazende bebekler örerim..
ilmek ilmek sevgimi işlerim,her sırasında özenle.
tek tek değer veririm yaptığım bütün işlere.
yazılacak çok şey yok aslında 
bazen okur,
bazen yazar,
bazen örer,
bazen diker,
bazende boyarım...

güzel paylaşımlar için buradayım.
netten alıntı yapmaktan hoşlanmam,
yalnızca kendi yaptıklarımı paylaşmak isterim.

bu alemde beni yalnız bırakmazsanız sevinirim.
en güzel olana
Rahmana emanet olun..
selam ve dua ile..