31 Ağustos 2017 Perşembe

Bir Kedim Bile Yok..

Sanırım hiç bu kadar kedi istediğim bir dönemim olmamıştı. Bu işin mimarı yakın zamanda geçici yuva olduğumuz minik yaramazdır.


Aslında uzun zamandır kedi istiyordum ama hem evde kuş ve balığımızın olması hemde çocukların alerjisi beni ciddi oranda engelliyordu.
Ta ki bir kaç hafta öncesine kadar..
Küçük kaynım iki haftalığına bakmak için eve bir kedi getirmiş, daha çok küçüktü, bir aylık ve kendisi de çalıştığı için kedicik evde yalnız kalacaktı. Kıyamadım, ben aldım. Biraz büyüyene kadar kalsın dedim.



Siz böyle masum göründüğüne bakmayın ne yaramazdı o. Kol ve bacaklarımda bıraktığı tırmık izleri hala geçmedi.
Kucakta uyumayı hiç sevmezdi ve kendini sevdirmeyi de.
Varsa yoksa saldırsın. 😊
Sonra bize geleli daha iki hafta olmadan yuva bulundu ve gitti. Çok üzüldüm..
Çünkü onun varlığı bana huzur veriyordu. Ben kedilerle büyüdüm. Hayatımın her evresinde bir kedi var oldu. Ta ki evlenene kadar..
Benim için kedisiz bir yaşam tahmin edemeyeceğim kadar zor ve garipti. Değişik bir duyguydu.
Sanki kedi bakmak herkesin yapması gereken rutin bir iş gibiydi. Eskiden mahalle arasında oturduğum için sanırım kedi konusunda şanslıydık. Yani, yavru bir kedi alıp büyütmek sonra onu kapının önünde beslemeye devam etmek olağan bir şeydi.
Eskiden kedilere bu kadar zarar da verilmezdi hem. Sokakta baktığımız kediler eve girer, evdekiler de dışarı çıkardı. Ama şuan oturduğum yerde kedi bulmak zor.
Bazen markete giderken ya da çocukları parka götürürken bir kedi görüyorum eve koşup su ve mama alana kadar kedi gitmiş oluyor.😅
Elimde su kabıyla çok kedi aramışımdır.
Kapının önüne koyduğumu da atıyorlar zaten.
İnsanlar tuhaf.
Birinden ya da biyerden kedi sahiplenmek değil de benim daha çok istediğim gerçekten yardıma muhtaç bir kedinin karşıma çıkması. Instagram'da kedi sahiplendirme sayfalarını takip ediyorum. Her gün onlarca annesiz kedi buluyorlar. Kimi çöpten kurtarıyor kimi çocukların elinden. Diyorum keşke benimde karşıma çıksa böyle bişey. O zaman ne evde ki kuşu düşünürüm ne de çocukların alerjisini. Ama yok işte, büyük kedi bile bulmak zorken nerde kaldı bebek kedi.
Eskiden bi tane Van kendimiz vardı  adı Pamuk. Klasik 😂
O zamanlar bahçeli bir evde oturuyorduk ve pamuk tam bir sokak kedisiydi. Biz kapıdan o bacadan. Bütün gece sokaklarda gezerdi. Sabah olunca camın önünde miyavlardı camı açtırana kadar 😅
Komşular kızardı 😏
(Aslında ön taraftan girmesi daha kolaydı ama o nedense arka taraftan gelirdi🤷🙄)

Bazen bir iki gün gelmezdi ve geldiğinde yara bere içinde olurdu. Ona ilaç sürme seansları benim için baya sancılı geçerdi. Çünkü her seferinde ondan sonra kendime de pansuman yapmam gerekirdi. 😅

Ama o çok mutluydu.
Hatta veterinerimiz de demişti 'van kedileri özgürlüğü seven kedilerdir evde durmayı pek sevmezler' diye.
Beni çok ısırırdı. Benimde hoşuma giderdi. Ama bir gün veterineri ısırdı tabi onun hoşuna gitmedi çünkü kolundan zor almışlar. O gün ben yoktum. Aşıya annem götürmüştü. Birden saldırıvermiş çocuk😌
Annem gülmekten anlatamamıştı. İki kolu ve iki bacağıyla adamın koluna yapışmış, baya da ısırmış🙈.
Adamcağız kolunu sallamış falan ama bir türlü bıraktıramamış. Sonra almışlar işte. Yarasına hemen pansuman yapmışlar. Çok gülmüştüm. 
Ama daha sonra kafes gibi bişeyle sıkıştırıp aşısını öyle yaptıklarını duyunca üzüldüm. 
Bidaha hep ben götürdüm aşıya. Çünkü benim yanımda daha sakin oluyordu ve  ben onun başını okşarken yapıyordu iğneyi.
Zordur kedi bakmak. Hele hasta olunca... Pamuk iki kez hastalandı ve ikisinde de klinikte yatması gerekti. Serum takılı o bitkin hali nasıl da canımı yakmıştı.

Ama şimdi bütün bunları bildiğim halde, o kedinin mırıltısını duyduktan sonra bütün zorluklar silinip gidiyor aklımdan.

Hani diyet yaparken tadını almayınca canınız çok fazla istemez de, bir lokma yiyeyim deyince önüne geçemezsiniz ya, işte bu da öyle bişey.
Belki zamanı vardır, belki bir gün asla arkamı dönemeyeceğim bir can çıkar karşıma ve ben hiç düşünmeden evimin kapılarını ardına kadar açarım ona.
Belki. Bir gün. Kim bilir.
;)
















Hiç yorum yok:

Yorum Gönder